Felaketler

Şili depremi nasıl az zararla atlattı? Haiti neden Felaketle sonuçlandı?

Şili depreminde 500 kişi ölürken, daha düşük şiddette olmasına rağmen Haiti depreminde 220 bin kişi öldü.

Şili'deki binalar daha sağlam çıktı

Bir süredir bu durumu inceleyen Amerikan jeofizikçiler bulgularını Şili'nin başkenti Santiago'daki bir konferansta açıkladı.

Bilim adamlarına göre Şili'nin en büyük şansı depreme alışık olmasıydı.

Daha önce birçok deprem yaşayan ülkede imar kuralları son derece sıkı.

Bu da binaların iyi denetlenmesi ve depreme dayanıklı olması anlamına geliyor.

Şilililerin depreme alışık olması, deprem sırasında doğru tepki vermelerini de sağladı.

Deprem başladığında hızlıca binaları terk etmeye başladılar.

Ancak deprem de Şilililere bu anlamda yardımcı olmuşa benziyor.

Sarsıntının hafif başlayıp yavaşça şiddetlenmesi depremzedelere binaları terk etmek için vakit tanıdı.

Böylece Şili halkı tarihte kaydedilen en şiddetli depremlerden biri olan 8,8 büyüklüğündeki depremde çok fazla kayıp vermedi.

Haitililer ise o kadar şanslı değildi.

Deprem aniden vurdu ve başkent Port Au Prince'in tam altındaki kaya zemini saniyeler içinde paramparça etti.

Zaten çok sağlam olmayan binalar aniden çöktü, insanların kaçma şansı olmadı.

Sonuçta depremden Şili'dekinden daha düşük şiddette olsa da 220 bin kişi hayatını kaybetti.


Elazığ'da deprem: 51 ölü

altElazığ ve Tunceli'de okullar 2 gün tatil

Saat 04.32'de Elazığ'da 6.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremde ilk belirlemelere göre en çok Kovancılara bağlı üç köyde hasar meydana geldi. Bölgede incelemelerde bulunan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 51 kişinin hayatını kaybettiğini, 34 kişinin de yaralı olduğunu açıkladı. Başbakan Erdoğan ise yaptığı konuşmada depremdeki can kaybının asıl sorumlusunun kerpiç evler olduğunu ve bu evler yüzünden vatandaşların hayatını kaybettiğini söyledi. İl merkezinde can kaybı olmaması köylüleri depremin değil kerpiç evlerin öldürdüğünü ortaya koydu.

Saat 04.32'de Elazığ'da 6.0 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremde ilk belirlemelere göre en çok Kovancılara bağlı üç köyde hasar meydana geldi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 51 kişinin hayatını kaybettiğini, kişinin de yaralı olduğunu açıkladı.    

Sabaha karşı meydana gelen depremin ardından tam 84 artçı deprem meydana geldi. Saat 09:47'de neredeyse depremin büyüklüğü kadar bir artçı sarsıntı oldu. Kandilli, depremin şiddetinin 5.5 olduğu belirlendi.Başbakan Erdoğan başta olmak üzere yetkililer, hasarlı binalara girilmemesi yönünde uyarılarda bulunuyor.

Elazığ'da bu sabaha karşı saat 04.32'de meydana gelen Richter ölçeğine göre 6.0 büyüklüğündeki depremde 51 kişi yaşamını yitirdi, 34 kişi de yaralandı. Merkez üssü Karakoçan ve komşu Kovancılar ilçelerine bağlı bazı köylerde yıkılan evlerin enkazından çıkarılan yüzlerce yaralı hastanelere taşındı.     

'ENKAZ ALTINDA KİMSE KALMADI'          

Depremin yıktığı köylerde kurtarma çalışmaları devam ederken Elazığ Valisi Muammer Erol'dan gelen açıklamada enkaz altında kimsenin kalmadığı belirtildi.

ÇADIR KENT KURULUYOR

Depremde evlerin büyük bölümünün yıkıldığı Elazığ'ın Kovancılar İlçesi'ne bağlı köylerde kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor. Çadırkent kurma çalışmaları başlatıldı

Günün ağarmasıyla birlikte Okçular ve Yukarı Kanatlı köylerinde evlerin büyük bölümünün yıkıldığı görüldü. Elazığ'ın Karakoçan ilçesinde meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki depremin ardından Türk Kızılayı'nın Ankara'daki Afet Operasyon Merkezi'nde kriz masası oluşturuldu. Bölgeye 20 kişilik afet müdahale ekibi ve yardım malzemesi gönderildi.

Türk Kızılayı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, deprem haberinin ardından Türk Kızılayı Elazığ Bölge Afet Yönetim Merkezi, Erzurum Bölge Afet Yönetim Merkezi ve Muş şubesinden 20 afet müdahale uzmanını bölgeye gönderdi.

Afet müdahale ekibi ilk planda, 250 çadır, bin battaniye, 1 seyyar mutfak ve çok sayıda kumanya bölgeye ulaştırdı.

ÖLENLERİN KİMLİKLERİ

Nermin Yıldız
Gönül Yıldız
Tuğba Yıldız
Zilan Yıldız
Emre Çiçek
Ayten Çiçek
Davut Yüksel
Kibar Yüksel
İzzet Çimen
Nurettin Çimen
Yeter Akdağ
Emrullah Akdağ (Çocuk)
Yusuf Akdağ (Çocuk)
Muhammet Emin Polat (Çocuk) Netice Polat
Medine Akdağ (Çocuk)
Muhammet Özdoğan (Çocuk)Berivan Özdoğan
Özcan Cirit
Nazile Cirit
Murat Cirit
Fikri Özdoğan


Evlerinde hasar olan vatandaşlar için yeterli sayıda “Mevlana Evi” olarak adlandırılan çelik afet evlerinin de bölgeye ulaştırılması için çalışma başlatıldı.

Bölgede ortaya çıkabilecek kan ihtiyacının karşılanabilmesi için bölgeye yakın kan merkezleri alarm durumuna geçirildi.

Türk Kızılayı'nın Diyarbakır ve Malatya kan merkezlerinden bölgeye kan sevkıyatı için hazırlıklar tamamlandı. Bölgeye ulaşan afet müdahale ekibi yardım malzemelerini ihtiyaç sahiplerine dağıtacak.

Ayrıca bölgeye gönderilen seyyar mutfaktan halka ve kurtarma çalışmalarına katılan görevlilere sıcak yemek dağıtımı yapılacak.

ÇEVRE İLLERDE HİSSEDİLDİ

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nün merkez üssünü Elazığ'ın Karakoçan İlçesi'ne bağlı Başyurt Beldesi olarak belirlediği deprem geniş bir alanda hissedildi. Yerin 5 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem Elazığ'ın yanı sıra başta Tunceli, Diyarbakır ve Malatya olmak üzere çok sayıda ilde hissedildi, binlerce kişi uykularında yataklarından fırladı.

Çok sayıda evin yıkıldığı köylerden yüzlerce yaralı çevre ilçelerdeki ve Elazığ'daki hastanelere taşındı.

10 KÖYDE EVLER YIKILDI



Elazığ Valisi Muammer Erol, depremin ardından kriz masası oluşturulduğunu ve hasar gören yerlere kurtarma ve sağlık ekiplerinin sevk edildiğini söyledi.

YARALANANLARIN KİMLİKLERİ
Hasret Kale, Süleyman Tosun, Halime Gündüz, Hilal Yağmur, Niyazi Keleş, Hasan Hüseyin Yüksel, Cihan Polar, Remzi Aydemir, Feyzullah Dağdöğer, Telli Özdoğan, Derviş Ersöz, Ramazan Karadağ, Fındık Karadağ, Melis Yüksel, Asiye Yüksel, Nazlı Ersöz, Remzi Aydemir, Mustafa Aydemir, Hakan Abdullah Dağdöğer, Berivan Yıldız, Rabia Aydemir, Yusuf Akdemir, Muhammed Yıldız, Harun Uygur, Hüseyin Yıldırım, Serhat Yıldız, Makbule Cirit, Emrullah Akdağ, Rukiye Yıldız, Mehmet Rıza Yıldız, Resul Cirit, Safiye Akdağ, Burhan Yüksel, Mücahit Yıldırım, Veysel Yıldız, Çiçek Yıldırım, Ayşe Yıldırım, Adem Yıldırım, Fatma Kahraman, Mikail Yıldırım, Mülkiye Yıldız, Feyza Yıldırım, Ruşen Yıldırım, Cevahir Çiçek, Aynur Yıldırım, Gökhan Yıldız, Ayni Çimen, Naciye Yüksel, Arzu Uzun, Abdurrahman Cirit, Remziye Doğan, Veysel Yıldız, Esma Demirtaş.

Kovancılar Kaymakamı Selçuk Aslan, depremin 10 köyde yıkıma neden olduğunu, bu köylere ekiplerin sevk edildiğini söyledi. Kaymakam Aslan, “Deprem şehir merkezlerinden çok köyleri vurdu. Bir çok ev yıkıldı, çok sayıda yaralı var” dedi.


Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik de “Bu depremin şiddetti bölge için çok büyük değil. Bundan sonra bölgede artçılar yaşanabilir” dedi.

Erdik, şunları kaydetti:

“Bu depremin şiddetti bölge için çok büyük değil. Bundan sonra bölgede artçılar yaşanabilir. Bunun şiddeti 5 ile başlar 4, 3 ve 2'ye kadar düşer. Başka yerleri tetikleyip tetiklemeyeceği meydana gelen gerilmelerin dağılımı incelendikten sonra belirlenebilir” şeklinde konuştu.

ÇİÇEK VE BAZI BAKANLAR BÖLGEYE HAREKET ETTİ

Elazığ'daki depremin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sürekli bilgi veriliyor.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı  Cevdet Yılmaz, Bayındırlık ve İskan Bakanı Mustafa Demir, Sağlık Bakanı Recep  Akdağ ve AK Partili bölge milletvekilleri incelemelerde bulunmak üzere Elazığ'a  gitti.

CHP, DEPREM BÖLGESİNE GİDİYOR


CHP, merkez üssü Elazığ'ın Karakoçan ilçesi Başyurt beldesinde 6.0 büyüklüğündeki depremin ardından, bölgeye gitmek üzere bir heyet oluşturdu.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığındaki heyette, Adıyaman Milletvekili Şevket Köse ve Adana Milletvekili Hulusi Güvel yer alıyor.


BAŞBAKANLIK: 5.5



Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığından yapılan ilk yazılı  açıklamada, Elazığ'da saat 04.32'de meydana gelen depremin büyüklüğünün 5.5,  derinliğinin ise 10.42 kilometre olduğu kaydedildi.

84 ARTÇI

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma  Enstitüsü'nün internet sitesindeki verilere göre, saat 04.32'deki ilk depremin ardından bölgede, büyüklükleri 5.5  ile 2.6 arasında değişen 84 sarsıntı meydana  geldi.


Ferit DEMİR- Şahismail GEZİCİ- Nursel ŞENGEZER/ELAZIĞ, (DHA)    8 Mart 2010 


Biz doktor göndeririz, asker değil

14 Ocak günkü yazımda kardeş ülke Haiti’yi yerle bir eden felaketten iki gün sonra şöyle demiştim: “Sağlık alanı başta olmak üzere bir çok alanda Haiti, küçük ve abluka altında bir ülke olmasına rağmen Küba’nın yardımını almıştır. Yaklaşık 400 doktor ve sağlık görevlisi Haiti halkına ücretsiz hizmet vermektedir. Doktorlarımız her gün bu ülkedeki 237 bölgenin 227’sinde görev yapmaktadır. Öte yandan 400’ün üzerinde Haitili genç ülkemizde eğitim alarak doktor olarak mezun olmuştur. Bu doktorlar, dün yola çıkan yardım ekipleriyle beraber hayat kurtaracaklar. Böylelikle özel bir çaba harcamadan yaklaşık 1000 doktor ve sağlık personeli seferber edilebilmiştir. Bu personelin çoğu şu anda Haiti’de ve hayat kurtarmak isteyen ve yaralılara yardım etmek isteyenlerle beraber çalışıyor.”

“Haiti’deki sağlıkçılarımızın başkanından alınan bilgilere göre durum çok kötü olmasına rağmen hayat kurtarmaya başlanmış.”

Saatler geçtikçe gece gündüz demeden Kübalı sağlıkçılar yeni derme çatma çadırlarında, açık alanlarda ve parklarda sağlık hizmeti vermeye başladılar. Halk artçı depremlerden çekindiği için çoğu evsiz ve sokakta.

Durum ilk başta tahmin edilenden daha ciddi. Port-au-Prince sokaklarında onbinlerce yaralı yardım için bağırıyor, sayısız insan cansız bir şekilde caddelerde ve betonarme, kerpiçten evlerin yıkıntılarının altında. Halkın çoğunun yaşadığı derme çatma yapıların yanısıra betonarme binalar da çökmüş. Ayrıca Küba’daki Latin Amerika Tıp Fakültesinden mezun olan doktorların bulunması da hiç kolay olmadı, çoğu trajediden doğrudan veya dolaylı olarak etkilenmişti.

Birleşmiş Milletler binası da yıkılan binalar arasında olduğu için bazı BM görevlileri yatakhanelerinde sıkışmış ve onlarca görevli hayatını kaybetmiş. Haiti’de görev yapan MINUSTAH şefleri de ölenler arasında. Kurumda çalışan yüzlerce kişiden ise haber alınamıyor.

Haiti Başkanlık Sarayı yerle bir oldu. Hastaneler dahil olmak üzere çok sayıda kamu binası kullanılmaz halde.


Felaket önde gelen uluslararası televizyon kanallarında birinci haber olarak yer aldığı için ekranları başındaki tüm dünyayı şok etti. Neredeyse her hükümet bölgeye yardım gönderdiğini açıkladı; yardım ekipleri, gıda, ilaç, malzeme ve diğer ihtiyaçlar bölgeye sevk edilmeye başlandı.

Küba tarafından uluslararası kamuoyuna yapılan çağrı gereğince İspanya, Meksika ve Venezuela başta olmak üzere çok sayıda ülkeden sağlık ekipleri Haiti’de Kübalı doktorlarla beraber imkansızlıklar içerisinde çalışmaktadır. PAHO gibi örgütlerin yanısıra, kardeş Venezuela gibi ülkeler büyük miktarlarda ilaç yardımı yapmıştır. Kübalı uzman doktorlarının yaptıkları yardım kesinlikle şovenizmden uzak ve afişe edilmeksizin gerçekleştirilmiş ve kamuoyuna reklamı yapılmamıştır.

Küba hatırlanacağı gibi, daha önceden Katrina Kasırgasının vurduğu ve binlerce ABD vatandaşının hayatının tehlikede olduğu New Orleans şehri için ABD hükümetine yardım teklifinde bulunmuş ve tam donanımlı binlerce doktor göndermeyi vaat etmişti. Çok büyük kaynakları olan ABD’ye karşı uzattığımız bu dostluk eli herkesin malumudur. O sırada çok sayıda yaşamı kurtarmak için ihtiyaç duyulan şey, çok sayıda deneyimli ve ekipmana sahip sağlıkçıydı. New Orleans’ın coğrafi konumu da gözönüne alındığında göndermek için hazır olduğumuz “Henry Reeve” Sağlıkçı Tugayının teçhizatlı bir şekilde bölgeye ulaşması çok kısa süre içinde gerçekleşebilirdi. Ancak o sırada ABD Başkanı olan kişinin bu talebi reddederek, kurtarılabilecek çok sayıda insanın ölmesine göz yumabileceğini hiç düşünmemiştik. O hükümet tarafından yapılan hata aslında ABD halkının Küba halkı tarafından düşman olarak görülmediğinin algılanamamasıydı. Küba halkı, katlanmak zorunda kaldığı sıkıntı ve saldırılardan dolayı ABD halkını sorumlu görmemektedir.

O hükümet, bizi yarım yüzyıldır pes ettirmek için uyguladığı saldırılara karşın yardım dilenmeyeceğimizi veya pişman olduğumuzu söylemeyeceğimizi algılayacak kabiliyette değildi. Ülkemiz, Haiti söz konusu olduğunda da ABD yetkililerinin yardım sevkiyatını kolaylaştırmak için hava sahamızın kullanılmasına dair temaslarına derhal olumlu yanıt vermiş ve depremden etkilenen ABD ve Haiti vatandaşlarına yardımın bir an önce ulaştırılması için elinden geleni yapmıştır.

Halkımızın ahlaki davranışını anlatan prensipler buradan görülecektir. Halkımızın eşitlikçi yanı ve dik duruşu dış politikamızın temel yapı taşlarından olagelmiştir. Bu konuda uluslararası arenada bizi düşman olarak görenler bunu daha iyi değerlendireceklerdir.

Küba, bölgemizdeki en yoksul ülke olan Haiti’de meydana gelen trajedinin aslında dünyamızdaki en güçlü ve en zengin ülkeler için bir sınav niteliğinde olduğu fikrinde ısrar etmektedir.

Haiti, dünyamıza zorla kabul ettirilen sömürgeci, kapitalist ve emperyalist sistemin bir ürünüdür. Haiti’nin esareti ve sonucunda ortaya çıkan yoksulluğu, ülke dışından zorla kabul ettirilmiştir. Hatılamalıyız ki bu dehşet deprem, 192 Birleşmiş Milletler üyesi ülkenin en temel haklarının gasp edildiği Kopenhag Zirvesinin hemen ardından meydana geldi. Trajediden sonra Haiti’de öksüz ve yetim kalmış kız ve erkek çocuklarını yasa dışı yollarla evlat edinme furyası başladı. Çok sayıda çocuğun yurdundan kopartılmasına karşı UNICEF sert yaptırım kararları almak zorunda kaldı. Yüzbinin üzerinde insan hayatını kaybetti. Binlerce Haitili kollarını bacaklarını kaybetti veya kendi başlarına ihtiyaçlarını karşılayamayacak veya çalışamayacak şekilde sakatlandılar.

Haiti’nin yüzde sekseninin yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Haiti’nin ihtiyacı olan şey, kendi üretim kapasitesine göre ihtiyaçlarını karşılayabilecek oranda gelişkin bir ekonomi. Savaştan sonra Avrupa ve Japonya’nın yeniden inşa süreci, bu ülkelerin üretim kabiliyetleri ve toplumun teknik seviyesi gözününe alındığında Haiti’de yapılması gerekenden daha kolay gözüküyor. Haiti’de yapılması gereken aslında Afrika’nın çoğunda veya Üçüncü Dünyanın herhangi bir yerinde yapılması gerekenle aynı; sürdürülebilir bir gelişme yaratılması. Sadece kırk yıllık bir süre zarfında insanoğlunun sayısı dokuz milyara ulaşacak. İnsanoğlu daha şimdiden bilim adamlarının kaçınılmaz olarak değerlendirdiği iklim değişikliği tehlikesiyle karşı karşıya.

Haiti’deki trajedinin tam ortasında kimsenin neden ve nasıl olduğunu bilmediği bir olay daha gerçekleşti. ABD Deniz Kuvvetlerine ait 82. Hava İndirme Alayına bağlı askerler Haiti’ye çıkartma yaptı. Bundan daha kötüsü, ne Birleşmiş Milletler ne de ABD hükümeti bu konuyla ilgili olarak dünya kamuoyuna bir açıklama yapmamış olmasıdır.

Çok sayıda hükümet Haiti’ye gönderdikleri personel ve tıbbi yardımları taşıyan uçaklara iniş izni verilmediğini belirterek durumu protesto ediyor.

Bazı ülkeler ise bölgeye daha fazla asker ve mühimmat göndereceklerini açıklıyor. Bence, bu tip olaylar zaten karmaşık olan uluslararası işbirliğini daha da karmaşıklaştıracak ve içinden çıkılmaz bir hal almasına yol açacaktır. Konunun ciddiyetle masaya yatırılması gerekmekte. Birleşmiş Milletler bu konularda kendisine verilen yetkileri kullanarak liderliği ele almalıdır.

Ülkemiz Haiti’de sadece ve sadece insani yardım faaliyetlerini yerine getirmektedir. İmkânları ölçüsünde personel ve malzeme yardımı yapacaktır. Doktorları ve uluslararası yardımlaşma gönüllüleriyle onur duyan Küba halkının yüce iradesi Haiti’nin yardımına koşmaktadır.

Ülkemize teklif edilen samimi en küçük yardım teklifi bile kesinlikle reddedilmeyecektir ancak bu yardımın kabul edilmesi ülkemizin ihtiyaç duyduğu yardımın önemine bağlı olacaktır.

Şunu da belitmeliyim ki bu zamana kadar Küba’nın Haiti halkına yardım etmek için gönderdiği sağlık personeli ve ekipmanı taşıyan uçaklarımız hiçbir güçlük yaşamaksızın gidecekleri yerlere varmıştır.

Biz doktor göndeririz, asker değil!


26 Ocak 2010 -  Fidel Castro

(PrensaLatina)


Buz Çağı mı Geliyor?

Dünyanın 12 bin yıllık Holosen dönemi geride bıraktığını iddia eden Rus bilimadamları "Okyanus tortuları ile jeolojik kayıtlar Buz Çağı'nın işareti" dedi

Bilim dünyası, küresel ısınma ve olası sonuçlarına kafa yorarken kimi bilimadamları ise dünyanın aslında Buz Çağı'na dümen kırdığı görüşünde...

Rusya'da yayınlanan Pravda gazetesi, bilimadamlarının açıklamalarına dayanarak dünyanın Buz Çağı'ndan sonra devreye giren ve 12 bin yıl süren Holosen dönemini geride bıraktığını, gelecek 100 bin yılda Buz Çağı'nı yaşayacağını iddia etti.

Rus bilimadamlarına göre, buzul ve okyanus tortuları, jeolojik kayıtlar ile geçmiş bitki ve hayvan kalıntıları düzenli bir döngüsel Buz Çağı modelini işaret ediyor.

Buna göre buz çağları 100 bin yıl devam ederken iki Buz Çağı arasındaki dönemsel sıcaklık 11 ila 12 bin yıl sürüyor.

Küresel ısınma teorisine de karşı çıkan bu görüş, atmosferdeki karbondioksit artışının küresel ısınmayı artırmadığını, tersine küresel ısıdaki doğal döngünün karbondioksit miktarını artırdığını ileri sürüyor.

Rus bilimadamlarının iddiasının aksine, birçok bilim insanı dünyanın giderek ısındığını belirtirken, son yıllarda artan fazla enerji tüketiminin bu ivmeyi hızlandırdığı iddiasında.


Fransa'dan 'Haiti'nin Borçlarını Silin' Çağrısı

Ekonomi Bakanı Christine Lagarde

Fransa, Haiti’ye kredi veren bazı ülkelerin yer aldığı Paris Klübü’nden, ülkenin borçlarını silme işlemini hızlandırmasını istedi.

Fransa Ekonomi Bakanı Christine Lagarde, Haiti’nin yaklaşık 78 milyon dolarlık borcunun hemen silinmesi için üye ülkelerle temasa geçtiğini söyledi.

Lagarde, Haiti’nin 84 milyon dolar olan borcunun 6 milyon dolarlık bölümünün Salı günü meydana gelen depremden sonra silindiğini de belirtti.

Fransa’nın başkanı olduğu Paris Klübü, Temmuz ayında Batı Yarıkürenin en yoksul ülkesi olan Haiti’nin borcunun büyük bölümünü silme kararı almıştı.

Kuruluşun üyeleri arasında Fransa’nın dışında, Amerika, İngiltere, Japonya, Rusya, Almanya ve 13 ülke daha bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy, dün, eski bir Fransız sömürgesi olan Haiti’nin yeniden inşası için uluslar arası bir konferans düzenlenmesi çağrısında bulundu.



Son Yorumlar